10 Temmuz 2016 Pazar

Var Olup Hafifliyordum

Geride bırakılan ilişkiler, kendimize bir insanla alıp veremediklerimizle bir dünya yaratıyorduk.

"Bir ilişkide ne kadar çok ortak geçmiş varsa o kadar şimdide yaşamanız gerekir, aksi taktirde geçmişi tekrar tekrar yaşamak zorunda kalırsınız"

"Var Olmanın Gücü" Eckhart Tolle

Kalbine Sordun mu Hiç?

Kalbine sormalı insan arada durup.

"Kalbim senin canın ne istiyor, sana nefes aldıran şey nedir? Değişiyorsun biliyorum ya şu anda istediğin nedir? Sana dolu bir yaşama sevinci verecek olan şey nedir?"

Ben de sordum kendime aslında güzel müzikleri iyi geldi içime. Doğu topraklarından çıkıp Fars dilinden geçen bir şarkı dokunuyor şu anda yüreğime.


Seyir defteri yapmalıyım kendime, zihnim boşalsın biraz. Ömrü nasıl yaşayacağına karar verememenin karmaşası var içimde. Halbuki 'Tanrı istemezse yaprak düşmezmiş'. Bıraksan akışına, akışa teslim olsan, kalbin rahatlasa...

Bu kararsızlık yüz kaslarımı zorluyor.
Karar vermek zorunda değilsin. "Bırak" dedi, "Dur karar verme, dur biraz!"

Gündüz tükeniyor enerjim, uyuyorum bir süre kalbim arınıyor egodan ama bir parçam arınmadı gibi oluyor her seferinde. Egom ve kızgınlıklarım, en çok da kendime. Bitmeyen kendimle alıp veremediklerim.

Kendini vücutla ya da yüz güzelliğiyle tanımlamamayı öğrenmeli insan. Güzellik insanın içindeki "ben"de. Daha anlamadım o cümlenin ne anlama geldiğini ya da anlamak zamanın sadece bazı anlarında oluyor, tam özümsenmemiş anlamalar.

Mucizeler geliyor ve huzuru bulduğum yer dönüp dolaşıp ilk yer oluyor, kendim. İnsan içindeki benle barışmalı, ne kadar çoksa içindeki benler, o kadarıyla tanışmalı, barışmalı. Biraz Şehrazar, biraz doğu çiçeği, biraz dağ perisi, biraz batı gülü, biraz Anadolu lalesi.

Tek iyi ya da kötü bile olamadığın dünyada, bu kadar "çok" olan Dünyada tek bir şey olamazdın... Çok olasın iki gözüm...

Aralık 2014



22 Mayıs 2015 Cuma

Marmelat

Bu baharın adı "marmelat baharı" olsun, 
hepimiz rendelendik bahar günü kış soğuğunda
marmelattaki meyveler gibi, 
ancak tadımız hala güzel.

19 Nisan 2013

Balık esir'de bir sabah

Bulutlar nöbet geçirip duruyor, histerik olmuşlar, güneş de bu durum karşısında ne yapacağını şaşırmış halde bir çıkıp bir kayboluyor, bulutlar güneşle ego savaşında, gürleyip duruyorlar, yağmur, sulu sepken ve dolu, güneş ve bulutun savaşında maşa olmuş bir haldeler, gök gürültüsüne kafa tutan horoz ben de varım diyor, serçelerse baharın her şeye rağmen orada durduğunu söylüyor...suratımdaki gülümseme ve ben bütün bu olanları dinleyerek film izliyoruz...

15 Nisan 2012

Ukuya mektup

uyku sen benim canımsın, ama senin azını seviyorum, sonra şımarma diye, hem sen de beni seviyorsun, beni dinlendiriyorsun ya ondan biliyorum, bi de şimdi tam şu anda sana bi sarılasım var ki sorma, o zaman şimdi geliyorum yamacına,
sevgiler,
esra

Engin Ar, Enginar

"Hayat Bir Kervansaray İki Kapısı Var, Birinden Girdim, Birinden Çıktım", metroda kahkaha attırıp, etraftaki insanlara içinden bir kuple okumak zorunda kaldığım kitap, yakınlaştırır, baldan tatlı, enginardan faydalı...smile ifade simgesi

Kıkırdak kışı

Bu kışın adı da "kıkırdak kışı" olsun. dizimin kıkırdağı bu kışı sana ithaf ediyorum, benim canıma oku! Bak adını baharın yanında görmiyim, mırın kırınınını da yerim, sana bakıcam biraz söz, tez zamanda barışalım ha, barışalım ki ben her zaman yaptığım gibi sen varlığını hatırlatıncaya kadar seni bir kez daha unutayım, şimdi üstünde karıncalar geziyormuş gibi numara yapıp sızım sızım saz çalıyorsun ya bana, biraz izin ver de uyuyayım, eğildim öptüm.



2013 kış